Hosgeldiniz Tarih - Saat
Baynet Ajans Denizli Web Tasarim
DENİZLİ
Denizli hava durumu
En Düşük : 24°C
En Yüksek :38°C

  • KENTSEL DÖNÜŞÜM MÜ? DERDE DÖNÜŞÜM MÜ?
  • KENTSEL DÖNÜŞÜM MÜ? DERDE DÖNÜŞÜM MÜ?
KENTSEL DÖNÜŞÜM MÜ? DERDE DÖNÜŞÜM MÜ?

Geçtiğimiz günlerde Meclis'ten geçen ve kentsel dönüşüm olarak bilinen ‘Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkındaki Kanun Tasarısı’ ile ilgili Denizli halkının kafasındaki soru işaretleri ve bu konunun uzmanlarının fikirleri Gündem Gazetesi sizler için araştırdı. Denizli Çevre ve Şehircilik İl Müdürü İnşaat Yüksek Mühendisi İbrahim Özsoy, Denizli’nin 1. Derece deprem bölgesi olduğunu ancak kentsel dönüşümle ilgili henüz tam olarak netleşmiş bir şeyin olmadığı ancak üzerinde titizlikle çalışıldığını belirtti. Özsoy, “Kentsel dönüşüm alanlarının belirlenmesi görevini, il genel ve belediye meclisleri gerçekleştirecek. Belirlenen karar Çevre ve Şehircilik Bakanlığı teklifiyle Bakanlar Kurulu'na sunulacak ve teklif kabul görürse dönüşüm başlayacak” dedi.

BİNAMIZ YIKILACAK MI NASIL ANLARIZ?
Denizli Çevre ve Şehircilik İl Müdürü İnşaat Yüksek Mühendisi İbrahim Özsoy, Projede amaç, hiç kimse mağdur edilmeden uygulanabilirliği sağlamak olduğunu belirtti. Özsoy, "Binanız riskli yapı, riskli alan, rezerv alanı' grubuna giriyorsa evet yıkılacak. Binanızın masrafları size ait olmak üzere kat malikleri, Bakanlık tarafından yetkili kurum ve kuruluşlara risk tespit işlemi yaptırılarak sonuç belediyeye bildirilecek. Bu tespit işlemi için bina maliklerine bir süre verilecek ve bu süre için de tespiti kat malikleri yapacak. Binanızın riskli yapı olup olmadığını anlamak için size verilen süre içinde siz bir başvuru yapmaz iseniz; bu süre içinde tespit Bakanlıkça ya da Belediyelerce yapılacak yada yaptırılacak” dedi. Denizli Çevre ve Şehircilik İl Müdürü İnşaat Yüksek Mühendisi İbrahim Özsoy, "Binanız riskli yapı olarak tespit edilmişse, tapu kütüğünün beyanlar hanesinde belirtilmek üzere, tespit tarihinden itibaren en geç 10 iş günü içinde Bakanlık, TOKİ veya Belediye tarafından ilgili tapu müdürlüğüne bildirilecek. Binanızı ister kendiniz ister yetkili kurum tespit etmiş olsun eğer riskli yapı olarak değerlendirmişse çoğunluk aranmayacak ve yıkılacak. Dolayısıyla itiraz eden varsa bile başvuru yapabilirsiniz” dedi.
 
BİNA RİSKLİ İSE BİNALARIN YIKTIRILMASI NASIL OLACAK
 
 Özsoy, "Riskli yapıların yıktırılması için, bu yapıların kat maliklerine 30 günden az olmamak üzere süre verilir. Bu süre içinde bina, kat malikleri tarafından yıktırılmadığı takdirde, belediye tarafından yıktırılacağı belirtilir ve tekrar ek süre verilir. Verilen bu süre içinde de kat maliklerince yıktırma yoluna gidilmediği takdirde, bu yapılar tahliye ettirilerek yıktırılacak. Binanızın dönüşümü için eğer müteahhit ile özel bir anlaşma yapıldıysa yıkımı müteahhit firma yapabilir. Yıktırma işlemi Bakanlık veya Belediye tarafından yapılırsa, yıktırmanın masrafları, ilgili tapu müdürlüğüne bildirilecek. Tapu müdürlüğü, yıkılan binanın paydaşlarının hakları oranında ipotek koyacak ve bunu hak sahiplerine bildirecek. Öncelikli olarak malikler ile anlaşma yoluna gidilecek. Bina sahipleri yıkım aşamasında müteahhitler ile anlaşma yapabilecek ve şartları aralarında özel bir anlaşma ile sağlayabilecek” diye konuştu.
 
BİNA YENİ ANCAK RİSKLİ BÖLGEDEYSE YİNE DE YIKILACAK MI?
 
Özsoy, bu Kanunun uygulanması için belirlenen alanlar; riskli alan, rezerv alanı sınırları içinde olup riskli yapılar dışında kalan diğer yapıların, uygulama bütünlüğü bakımından birlikte değerlendirileceği için gerekirse yıkılacağını söyledi.  İbrahim Özsoy,"Bakanlık veya uygulamayı yürütmesi halinde TOKİ veya İdare (belediye), riskli alanlarda, riskli yapıların bulunduğu taşınmazlarda ve rezerv yapı alanlarında bu Kanun kapsamındaki proje ve uygulamalar süresince her türlü imar ve yapılaşma işlemlerini geçici olarak durdurma yetkisine sahip olacak” dedi.
İTİRAZ HAKKIMIZ VAR MI?
 Özsoy, “Yapılan çalışmalarda binanız riskli yapı olarak tespit edilmişse, kat malikleri bu duruma 15 gün içinde itiraz edebilir. Bu itirazlar; Bakanlıkça, üniversitelerde görevli inşaat, jeoloji veya jeofizik mühendisliği ile hukuk öğrenimi görmüş öğretim üyeleri arasından seçilecek üç ve Bakanlıkta görevli iki kişiden teşkil edilen teknik heyetler tarafından incelenip karara bağlanacak. İtiraz işlemini takip eden süre içersinde bakanlık ve belediyenin yaptığı tespit çalışmalarının tüm masrafları kat malikleri tarafından karşılanacak karşılanamadığı durumda ilgili tapu müdürlüğüne bildirilecek. Tapu müdürlüğü, binanın paydaşlarının tapu kaydındaki arsa payları üzerine, masraf tutarında müşterek ipotek belirtmesinde bulunarak hak sahiplerine de bilgi verecek” diye konuştu.
 
BELEDİYE HİZMETLERİ VERİLMEYECEK
 
İbrahim Özsoy, uygulama sırasında, Bakanlık, TOKİ veya Belediye tarafından talep edilmesi hâlinde, riskli alanlardaki yapılar ile riskli yapılara elektrik, su ve doğalgaz hizmetleri verilmeyeceğini belirterek, verilen hizmetlerin ilgili kurum ve kuruluşlar tarafından durdurulacağını söyledi. Bu arada Özsoy, "Anlaşma ile tahliye edilen yapılarda ki kiracı veya ayni hak sahibi olanlara da geçici kira ve konut yardımı yapılabileceğini açıkladı.
 
BİNA YIKILDIKTAN SONRA NASIL DEĞERLENDİRİLECEK

İbrahim Özsoy, üzerindeki bina yıkıldıktan sonra arsa haline gelen taşınmazlarda daha önce kurulmuş olan kat irtifakı veya kat mülkiyeti, ilgililerine sorulmadan, tapu müdürlüğünce re'sen terkin edileceğini ve önceki vasfı ile değerlendirileceğini söyledi. Özsoy,“Eğer kat malikleri ile yapılan anlaşma var ise şartları tapu kütüğünde belirtilerek kat malikleri adına payları oranında tescil edilecek. Bu taşınmazların sicilinde bulunan her türlü şerh hisseler üzerinde devam edecek. Bu şekilde belirlenen uygulama alanında cins değişikliği, tevhit ve ifraz işlemleri Bakanlık, TOKİ veya İdare(belediye) tarafından re'sen yapılır veya yaptırılır” dedi.
 
ÇOĞUNLUK ARANACAK MI?
 
Denizli Çevre ve Şehircilik İl Müdürü İnşaat Yüksek Mühendisi İbrahim Özsoy,"Yeniden bina yaptırılmasına, payların satışına, kat karşılığı veya hâsılat paylaşımı ve diğer usuller ile yeniden değerlendirilmesine, sahip oldukları hisseleri oranında paydaşların en az üçte iki çoğunluğu ile karar verilecek. Çoğunluk 2/3 ye katılmayanların, bağımsız bölümlerine ilişkin arsa payları, rayiç değeri tespit ettirilerek bu değerden az olmamak üzere anlaşma sağlayan diğer paydaşlara açık artırma usulü ile satılır. Bu şekilde diğer paydaşların almaması durumunda, bu paylar, Bakanlığın talebi üzerine, tespit edilen rayiç bedeli de Bakanlıkça ödenmek kaydı ile tapuda Hazine adına re'sen tescil edilir ve yapılan anlaşma çerçevesinde değerlendirilmek üzere Bakanlığa tahsis edilmiş sayılır veya Bakanlıkça uygun görülenler TOKİ'ye veya Belediyeye devredilir” diye konuştu.
 
 KAMULAŞTIRMA YOLUNA GİDİLİRMİ
 
Özsoy,"Üzerindeki bina yıkılmış olan arsanın maliklerine yapılan tebligatı takip eden 30 gün içinde en az üçte iki çoğunluk ile anlaşma sağlanamaması hâlinde, Bakanlık, TOKİ veya Belediye (İdare) tarafından acele kamulaştırma yoluna da gidilebilecek. Bu Kanun uyarınca yapılacak olan kamulaştırmalar, ilgili tapu müdürlüğüne gönderilerek kamulaştırmanın re'sen tapu siciline işlenmesi sağlanacak. Anlaşma ile tahliye edilen, yıktırılan veya kamulaştırılan yapıların maliklerine ve malik olmasalar bile bu yapılarda kiracı olarak en az bir yıldır ikamet ettiği veya bunlarda işyeri bulunduğu tespit edilenlere konut, işyeri, arsa veya dönüşüm projeleri özel hesabından kredi veya konut sertifikası verilebilir” dedi.
 
 BİNAMI KENDİM YAPABİLİRMİYİM

İbrahim Özsoy, konutunu ve işyerini kendi imkânları ile yapmak veya edinmek isteyenlere de kredi verilebileceğini açıklayarak, “Dar gelirli olarak kabul edilenlere verilecek olan konut veya işyerleri; Bakanlık, TOKİ veya Belediye tarafından, borçlandırma suretiyle de verilecek. Riskli alan ve rezerv yapı alanı dışında olup da bu Kanunun öngördüğü amaçlar bakımından güçlendirilebileceği teknik olarak tespit edilen yapılar için, Bakanlıkça dönüşüm projeleri özel hesabından güçlendirme kredisi verilebilecek” diye konuştu.
 
 YÜRÜTME KARARI DURDURULAMAZ
 
Yapılan tespitler sonrası, idarî işlemlere karşı tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde dava açılabileceğini belirten Özsoy, ancak bu davalarda yürütmenin durdurulmasına karar verilemeyeceğini söyledi. Özsoy, "Bakanlık, TOKİ ve Belediye (İdare); danışmanlık, yazılım, araştırma, her tür ve ölçekte harita, etüt, proje, kadastro, kamulaştırma, mikro bölgeleme, risk yönetimi ve sakınım plânı çalışmalarını, her tür ve ölçekte plân yapımı ve imar uygulaması işlerini ve dönüşüm uygulamalarını birlikte gerçekleştirecekler” şeklinde konuştu. Öte yandan Özsoy, “Riskli yapıların tespiti, tahliyesi ve yıktırma iş ve işlemleri ile değerleme işlemlerini engelleyenler hakkında, işlenen fiil ve hâlin durumuna göre Türk Ceza Kanunu'nun ilgili hükümleri uyarınca Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulacak. Riskli yapıların tespiti, bu yapıların tahliyesi ve yıktırılması iş ve işlemlerine dair görevlerinin gereklerini yerine getirmeyen kamu görevlileri hakkında, tâbi oldukları ceza ve disiplin hükümleri uygulanacak” dedi.
 
16 Mayıs tarihinde kabul edilip yürürlüğe giren Kentsel Dönüşüm Yasa Tasarısı ile ilgili olarak görüşlerini aldığımız;  Belediye Başkanı Osman Zolan, Bu Yasa ile Türkiye’nin ve Denizli’nin kimliği değişecek diye konuşurken, Denizli Jeoloji Mühendisleri Odası Başkanı Özer Tunçtürk, Yasayı zorlayıcı buldu. Tunçtürk, Yıkıma karşı çıkmanın bile suç olduğunu belirterek, “Ya yıkılacak, ya da Devlet Baba yıkacak” dedi. Denizli Mimarlar Odası Başkanı Cüneyt Zeytinci ise, bu yasa hazırlanırken ilgili hiçbir uzman görüşünün alınmadığını ifade ederek, hak arama özgürlüğünün kısıtlanamayacağını ve barınma güvence altına alınmadan hiçbir yaptırımın olamayacağını söyledi. Denizli İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Yardımcı Doç. Dr. Hayri Ün ise Kentsel Dönüşüm Yasa Tasarısı ile ilgili olarak, hiç kimsenin halkın evini terk etmeye zorlayamayacağını, bu işin halkı üzmeden yapılması gerektiğini bildirdi. Ün Ayrıca, yıkıcı bir deprem gelmeden önce bu dönüşümün başarılması gerektiğinin de altını çizdi.
 
TÜRKİYE’NİN VE DENİZLİ’NİN KİMLİĞİ DEĞİŞECEKTİR
 
Denizli Belediye Başkanı Osman Zolan Kentsel Dönüşüm Yasa Tasarısı ile ilgili olarak, “Denizli 1. Derecede deprem Bölgesi, bu nedenle riskli yerlerin haritasını çıkarıp Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na bildirilecek ve Bakanlığın talimatlarıyla gereken yapılacaktır. Denizli halkını incitmeden, kırmadan kanunlar çerçevesinde yapılacak ve daha güvenli depreme dayanıklı yaşanılır bir şehir haline gelecektir. Başbakanımızın iktidarı kaybetmeyi göze aldığı ve bu kadar önemsediği bu Kanun Tasarısı ile Türkiye’nin ve Denizli’nin kimliği tamamen değişecektir” dedi.
 
YIKIMA KARŞI ÇIKMAK SUÇ
 
Denizli Jeoloji Mühendisleri Odası Başkanı Özer Tunçtürk, gündemdeki kentsel dönüşüm Yasası’nın vatandaşlar için bazı yaptırımlar getirdiğini belirterek, “Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından Belediyelerle ortak olarak yapılacak kentsel dönüşümde yıkılması gereken alanları ilgili Belediyeleri, Çevre ve Şehircilik Müdürlükleri ortak olarak belirleyecek bu durumlarda sıkıntılar olursa Bakanlık devreye girecek. Dönüşüm alanı ilan edilen bölgelerde, dayanıksız binalar yıkılırken sağlam binaların da yıkılması gündeme gelebilecek. Çünkü yasaya göre bir bölgede dönüşüm yapılabilmesi için tüm binaların yıkılması gerekiyor. Ayrıca çıkacak yasaya göre, binada oturanların 3′te 2 çoğunluğun sağlandığı alanlarda dönüşüme karşı çıkanlar yürütmeyi durdurma davası açamayacak. Belediyeler karşı çıkanların elektrik ve suyunu kesebilecek. Bu evlerin satılmasına izin vermeyecek. Ayrıca yıkıma karşı çıkmak da suç sayılacak” dedi.
 
YA YIKILACAK YA DA DEVLET BABA YIKACAK
 
Jeoloji Mühendisleri Odası Denizli Şube Başkanı Özer Tunçtürk, Kentsel Dönüşüm Yasa Tasarısı'nın en önemli noktası bir binanın depremde yıkılma riski varsa kesinlikle yıkılmaktan kurtulamayacak olması. Ya tatlı tatlı bina sahipleri konutunu kendisi yıkacak, olmazsa ‘Devlet Baba' gelip kendisi yıkacak” diye konuştu.
KİMSENİN GÖRÜŞÜNE BAŞVURULMADI
Kentsel Dönüşüm Kanun Tasarısı ile ilgili görülerini aldığımız Denizli Mimarlar Odası Başkanı Cüneyt Zeytinci, bu kadar önemli bir Yasa hazırlanırken kimsenin görüşü alınmadığını belirterek, “Dönüşüm çalışmalarının, ekonomi, sosyoloji, toplum psikolojisi, hukuk, finans, siyaset, mühendislik, mimarlık ve kentsel tasarım alanlarını buluşturan bir bilim ve uygulama alanı olduğu bilim çevrelerince vurgulanmıştır. Böylesine önemli bir yasanın hazırlanması sürecinde üniversitelerin, ilgili meslek odalarının ve diğer bilim çevrelerinin görüşlerine başvurulmamıştır” dedi.
HAK ARAMA ÖZGÜRLÜĞÜ KISITLANAMAZ
Denizli Mimarlar Odası Başkanı Cüneyt Zeytinci, “Kanunun hazırlanmasına hâkim olan bu anlayışın Kanunun bütünündeki yansıması şu başlıklar altında sıralanabilir: Bütün yetki 644 sayılı KHK’nın uzantısı olarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile TOKİ’ye verilmiştir. Yerel yönetimlerin yetkileri ortadan kaldırılmaktadır.  Yurttaşların barınma hakkı yok sayılmaktadır. Mülkiyet hakkı ihlal edilmektedir.  Eşitlik ilkesi göz ardı edilmiştir. Hak arama özgürlüğü kısıtlanmaktadır” diye konuştu.
 
İTİRAZLARI İNCELEYEN BAĞIMSIZ BİR HEYET OLMAYACAK
 
Mimarlar Odası Başkanı Cüneyt Zeytinci, Kentsel Dönüşüm Yasa Tasarısı için, “Yıkım yapılacak alanlardaki Tespit masrafları kendilerine ait olmak üzere yapı malikleri tarafından Bakanlıkça lisanslandırılacak kuruluşlara yaptırılacaktır. Verilen süre içinde yaptırılmadığı takdirde Bakanlık veya idare tarafından yaptırılacak, bu durumda masraflar için tapu kaydına ipotek konulacak. Her ne kadar tespitlere 15 gün içinde itiraz hakkı tanınıyor ise de, bu tespitlerin ilgililere hangi yollarla bildirileceği belirsizdir. Ayrıca, itirazı inceleyecek olan ‘teknik heyet’in dördünün Bakanlığın talebi üzerine üniversitelerce görevlendirilen kişilerden, üçünün ise Bakanlıktaki görevlilerden oluşması yani bağımsız bir heyet olmaması nedeniyle ilgililerin haklarının korunması konusunda ciddi tereddütler uyandırmaktadır” dedi.
 
BARINMA HAKKI GÜVENCE ALTINA ALMADAN YAPTIRIM UYGULANAMAZ
 
Riskli alanlardaki yapılar ile riskli yapılar elektrik, su ve doğalgaz hizmetlerinin verilmeyeceği ve verilen hizmetlerin durdurulacağını söyleyen Zeytinci, bunu sosyal devlet ilkesiyle bağdaştırmanın mümkün olmayacağını söyledi. Cüneyt Zeytinci,  “Ekonomik ve sosyal yönden özel olarak korunması gereken kişilerin barınma hakkını güvence altına almadan, bu tür yaptırımların öngörülmesi uygun değildir. Tahliye ve yıkım işlemlerinin Bakanlıkça bizzat yapılacağı, beşinci fıkrada ise, yıkım masraflarının maliklere ait olduğu ve bunun için tapuya ipotek konulacağı belirtilmektedir. Görüldüğü üzere bu düzenlemelerde gönüllülük söz konusu değildir. Yani malikler anlaşsa da anlaşmasa da yıkım gerçekleştirilmektedir” şeklinde konuştu.
 
HİÇ KİMSE HALKIN EVİNİ VE BÖLGESİNİ TERKETMEYE ZORLAYAMAZ.
 
Denizli İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Yardımcı Doç. Dr. Hayri Ün, 16 Mayıs 2012 tarihinde yürürlüğe giren “Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun” hakkında üç konunu çok önemli olduğunu söyledi. Ün, “Denizli ilimizde de olası yıkıcı bir depremde risk altında olan ve dönüştürülmesi gereken yapılarımız vardır ve dönüşüm yapılmalıdır. Hiç kimse zorla bulundukları evleri ve bölgeleri terk etmeye zorlanmamalıdır. Bu dönüşüm yapılırken halkımızla uzlaşma yöntemleri geliştirilmeli ve halkımızın maddi ve manevi zarara uğratılmasının önüne geçilmelidir” dedi.
 
DEPREM YIKMADAN ÖNCE KENTSEL DÖNÜŞÜMÜ BAŞARMAMIZ GEREKİR
 
Denizli’ye yıkıcı bir deprem gelmeden önce kentsel Dönüşümün mutlaka başarılması gerektiğinin altını çizen İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Hayri Ün,“1993 yıllarında yapılan binalar, elle dökülen betonlarla yapılmıştır. Elle dökülen beton hazır betona göre daha dayanıksızdır. Bu yüzden elle dökülen betonlar arasında proje dayanımının üçte birini bile yerinde sağlayamayan betonlar mevcuttur. Bunların yanında depremde en riskli binalar ise hiçbir mühendislik hizmeti almamış, projesi bile olmayan, hiçbir aşamasında bir mühendis tarafından kontrol ve denetim altında yapılmamış binalar vardır. Hatta ülkemizde 12 katlı gecekondular vardır. Yukarıda bahsettiğimiz yapıların depreme dayanıklı olmaları doğal olarak mümkün değildir. Olası yıkıcı depremde bu tür binalar büyük olasılıkla ağır hasar alacak ve istemesek de tamamen yıkılan binalar olabilecektir. Bu yüzden Denizli ilimizde olası yıkıcı bir depremden önce bu dönüşümü başarmamız gerekmektedir” şeklinde konuştu.
 
HALKIN MEMNUN OLACAĞI BİR ÇÖZÜM ÜRETİLMELİDİR
 
Hayri Ün, “Bu dönüşüm yapılırken elbette ki öncelikle riskli yapıların belirlenmesi ve dönüşüme başlanması gerekmektedir. Şu andaki yönetmeliğe göre riskli binaların incelenmesi işi bina sahipleri tarafından yaptırılması öngörülmektedir. Burada en önemli husus binaların depreme dayanıksız olduğu belirlendikten sonra ne yapılacağıdır. İdarecilerimiz sivil toplum örgütleri ile Denizlimiz için en uygun çözüm üzerinde çalışılmalı ve Halkımızın da büyük ölçüde memnun olacağı bir çözüm üretilmelidir. Devlet binaları incelesin, güçlendirilmesi gerekenleri güçlendirsin, yıkılması gerekenleri yıksın yerine yenilerini yapsın gibi bir beklenti içine de girilmemelidir. O zaman da daha önceki kentsel dönüşümlerde kısmen yaşandığı gibi devletin arazisine, kaçak ev yapmış ve hiçbir bedel ödememiş kişileri ev sahibi yapmış oluruz ve binasını projeli, kontrollü ve her türlü vergisini sigorta bedelini ödeyerek depreme dayanıklı olarak bina inşa etmiş vatandaşlarımıza haksızlık yapılmış olur” dedi.
 
DEPREME DAYANIKSIZ OLDUĞU KANITLANAN BİNALARDA KİM YAŞAMAK İSTER?
 
 İnsanların zorla evlerinin boşalttırılacağı gibi bir söylemlerin olduğunu söyleyen Hayri Ün, bu gibi durumların kesinlikle yaşanmaması gerektiğini söyledi. Ün, “Elbette ki bilimsel olarak depreme dayanıksız olduğu kanıtlanan binalarda Denizli halkımız yaşamak istemeyecektir. Onların böyle binadan ayrılmaları için zorlanacağının ifade edilmesi bile gereksizdir. Böyle bir binada kim yaşamaya devam etmek ister ki?   Asıl önemli olan bilimsel olarak depreme dayanıksız olduğu kanıtlanan binalar hakkında yapılacak olan daha sonraki eylem planıdır. Dönüşüm sırasında ev sahiplerine bulundukları yerde bir dairelerine karşılık bir daire sahibi olmaları sağlayacak çözümler üzerinde çalışılmalıdır. Elbette ki bu durumda da eski ev yerine depreme dayanıklı daha yeni bir evin inşa edileceği göz önünde bulundurularak arada bir fiyat farkının olacağı da bilinmelidir” dedi. Bu konuda en önemli unsur bizim Denizli olarak en uygun çözümü hep birlikte üretebilmemizdir” dedi.
 
 TOKİ’LERE MAHKUM OLMAK ZORUNDA DEĞİLİZ
 
Denizli İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Yardımcı Doç Dr. Hayri Ün, olası bir depremden  önce kentsel dönüşüme mutlaka başlanması ve bu dönüşümün başarılması gerektiğini söyledi. Ün,“Eğer bunu yapamaz isek en kötü senaryolardan birisi şu olacaktır. Geçen sene 19 mayıs tarihinde Simav’da olan deprem gibi yıkıcı bir deprem olursa, devreye TOKİ girecek, hasarlı binalar tespit edilecek ve insanlarımız TOKİ’nin yaptığı bölgelerdeki binalara gitmeye zorlanacaktır. TOKİ bu evlere 80 bin TL gibi bir fiyat belirlemiş ve hak sahiplerinden bunları almıştır. Burada devletimiz kredilendirme konusunda yardımcı olmuştur. Ancak biz bu uygulamaya mahkûm olmak zorunda değiliz. Öncelikle halkımızı da memnun edecek en uygun çözümü bulmak üzerinde çalışmalara ve sonrasında da riskli binaların dönüştürülmesine başlanmalıdır” şeklinde ifadelerde bulundu.
Bu Haberi Facebook'ta paylaşın
Bu Haberi Twitterde'ta paylaşın
Şuan görüntülemekte olduğunuz haber 2012-07-05 12:03:00 tarihinde yayınlandı ve toplam 6002 kez görüntülenmiştir.